SUNUM ÖZETİ


Tür: Tartışmalı Poster Yazarlar: Tunç ÖZDEMÄ°R, Ahsen KARAGÖZLÃœ AKGÃœL, Ahmet ARIKAN

Çocuklarda dupleks sistemli üreterosellerde cerrahi tedavi yaklaşımı Surgical management of pediatric duplex system ureteroceles
SB Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Cerrahisi Kliniği, İzmir Tepecik Training and Research Hospital, Department of Pediatric Surgery, Izmir

Amaç: Çocuk cerrahları üreteroseli olan hastalarda tek bir cerrahi girişim ile kesin tedaviyi sağlamayı amaçlamaktadırlar. Bu çalışmada dupleks sistemli üreteroseli olan hastalarda tercih edilen birincil cerrahi yöntemlerin sonuçları değerlendirilmiştir.

Hastalar ve yöntem: Kliniğimizde son 12 yılda dupleks sistemli üreterosel nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 21 hasta geriye dönük olarak incelenmiştir. Birincil cerrahi tedavi seçeneği ve sonrasında ek cerrahi girişim gereği ile ilgili bilgiler klinik notlarından elde edilmiştir.

Sonuçlar: Transüretral insizyon, 9 hastada birincil tedavi seçeneği olmuştur. Kalan 13 hastaya ise tedavi amacıyla üst pol heminefrektomiden oluşan üst üriner sistem cerrahisi uygulanmıştır. Basit endoskopik girişim uygulanan 9 hastadan sekizine, 5 hastada persistan vezikoüreteral reflü ve tüm hastalarda nonfonksiyone üst polden kaynaklanan şiddetli idrar yolu enfeksiyonları nedeniyle üst pol heminefrektomisi uygulanmıştır. Primer olarak heminefrektomi uygulanan gruptan ektopik üreteroseli olan 2 hastaya üreteral obstrüksiyon bulguları nedeniyle endoskopik insizyon yapılmıştır. Diğer 11 hastaya başka bir ek girişim yapılması gerekmemiştir.

Tartışma: Dupleks sistemli üreteroseli olan hastalarda transüretral insizyon hastaların tedavisinde yeterli olmamaktadır. Üst pol heminefrektomisini içeren bir üst üriner sistem girişimi birincil tedavi seçeneği olarak daha güvenilir görünmektedir. Bu yöntem genellikle hastanın cerrahi sorununu çözmekte ve hastayı ilave mesane cerrahisinin morbiditesinden korumaktadır.

Aim: Pediatric surgeons surgeons attempted to treat most children presenting with a ureterocele with a single definitive operative procedure. We reviewed the surgical results of patients with duplex system ureteroceles in terms of favoured procedures.

Materials and Methods: We retrospectively reviewed the records of 21 children who underwent surgery for a duplex system ureterocele during the last 12 years at our institution. The primary procedure of choice and state of demand of subsequent operative procedures were stated in the clinic notes in all cases.

Results: Nine patients were undergone transuterhral incision initially. Remaining 13 patients were intended to cure with isolated upper urinary tract surgery including upper pole heminephrectomy. Of the 9 patients initially treated with this simplified endoscopic approach, 8 patients required subsequent upper pole heminephrectomy because of persistent vesicoureteral reflux in 5 and urinary tract infection due to nonfunctioning upper pole moiety in all patients. In primary heminephrectomy group, two patients with ectopic ureterocele were undergone endoscopic incision because of urethral obstructive symptoms. Other 11 patients were required no subsequent intravesical intervention.

Conclusions: Transurethral incision was unsuccessful at definitively treating the patients with duplex system ureterocele. An isolated upper tract procedure including upper pole heminephrectomy seems more reliable as a primary treatment of choice. It usually resolves the problem and does not subject the patient to the potential morbidities of bladder surgery.